muminnet.com

Sitemizdeki bilgiler, bütün insanların istifadesi için hazırlanmıştır.Orijinaline sadık kalmak şartıyla, izin almaya gerek kalmadan,herkes istediği gibi alıp istifade edebilir.
Site Haritası İletişim Ana Sayfa

Site İstatistikleri

Makale Gönderenler:
  1    emine 305
  2    KeDeR 170
  3    kaptan 96
  4    RuZGaR 83
  5    ZemZem 51
  6    SeCCaDeM 48
  7    muminnet 34
  8    ViKaYe 22
  9    deLLyturk 15
  10    zişan 11


Makale İstatistikleri:
  Toplam : 1504    (+0 )
  Bu Ay :2
  Onaylanmayı Bekleyen : 0

Üye İstatistikleri:
  Toplam : 112    (+0)
  Son 1 Saatte : 0
  Bu Ay : 6
  Banlı : 0

Online

Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Yok.

Arama Motorları: 2
Baidu SpiderGooglebot

Ziyaretçi: 2
Toplam: 4

Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Üye Sayısı: 20
Aleyna beemVetsfaf
cheedehub ELFİDA
gopeflelf gökkuşagı
HeLaLiM hllylmz
kaptan melih
mufettis muminnet
nur2116 Nurullah
omereksi ozlem
rabia baspınar Tiliscurl
Turkan ViKaYe

Son Yorumlar

Kullanıcı Paneli

Anket

Dini Bilginiz Ne Kadar?

Mükemmel
Çok İyi
İyi
Vasat
Kötü

Mumin Fm


Get the Flash Player to see this player.

Takvim

«    May 2012    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
 
islami sohbet
YazarYazar: emine | TarihTarih: 3-12-2011, 04:33
Deniz kenarına oturmuş, gözlerini de ilerdeki bir noktaya dikmişti.
Belki de bir saattir öylece duruyordu. Onun bu hâli, alışveriş için balıkçı sandallarının kıyıya dönmesini bekleyen bir ihtiyarın dikkatini çekti. Yaşlı adam, seke seke onun yanına gidip:
- Merhaba delikanlı!. dedi. Bu gün deniz çok harika değil mi?
Küçük çocuk, başını çevirmeden;
- Ama rüzgârlı, dedi. Topum denize düşünce sürükleyip götürdü.
Adam, çocuğun yanına oturup:
- Eğer biraz genç olsaydım, yüzüp onu alırdım!. Dedi.
Ama şimdi adım bile atamıyorum.
Küçük çocuk, ona cevap vermedi. Ve kıyıdan uzaklaşan topunu daha iyi görebilmek için, hemen yanındaki tümseğe çıktı. Yaşlı adam, sakin bir ses tonuyla:
- Ümidini hiçbir zaman kaybetme!. Dedi. Bence dua etsen çok iyi olur.

Çocuk, büyük bir sevinçle:
- Dua etsem topum geri gelir mi? diye sordu. Denize düştüğü yeri bilir mi?
- Allah isterse eğer, ona öğretir!. Dedi ihtiyar.

Topun geri gelmese de, duaların sevabı sana yeter.
Küçük çocuk, yaşlı adamın sözlerini biraz düşündükten sonra, her okuduğunda dedesinden bahşiş kopardığı duaları ard arda sıraladı.

Daha sonra da, topun dönmesi için Allah'tan yardım istedi.

Ama üzüntüsü azalmamıştı.
O topa bir sürü para harcamış, bayram parasını bile ona katmıştı.
Şimdi artık tek şansı, bazen olduğu gibi, rüzgârın âniden yön değiştirmesiydi. Ama deniz çok büyüktü, topu ise küçücük. Akşam üstü hava biraz daha sertleşti.

Ve güneş batmak üzereyken sandallar döndü.
Çocuk, eve gitmek istemiyordu. Bu yüzden de ihtiyarla birlikte oyalandı.
Yaşlı adam, hep aynı balıkçıdan alışveriş yapardı.
Sonunda onu bulup:
- Avınız inşallah iyi geçmiştir!. dedi Eğer varsa, birkaç kilo alabilirim.
Sandaldaki adam, bir kova içindeki balıkları gösterip:
- Zaten ancak o kadarcık tutmuştum, dedi. Denizde "av" diye bir şey kalmadı.

- Dua etmeyi denediniz mi? diye atıldı çocuk. Ümidinizi sakın kaybetmeyin!.

Balıkçı için her şey tesadüftü. Bunun için de "rasgele" derlerdi.
Ama şimdi bir şey hatırlamıştı. Yıllar yılı unuttuğu bir şeyi.
Çocuğun yanaklarını okşarken:

- Dua ha!. diye mırıldandı. O zaman tutar mıyım?
- Tutamasanız bile, duaların sevabı size yeter, dedi çocuk.
Bunu yeni öğrendim. Balıkçı, böyle bir sözü ilk defa duyuyordu.
Başını ağır ağır sallayarak:
- Ben de yeni öğrendim!. Diye gülümsedi. Üstelik de küçük bir öğretmenden.

Çocuk, bu sözlerden çok hoşlanmıştı. Artık topun gitmesine üzülmüyordu. Yanındaki yaşlı adam ona bir göz kırparken, balıkçı tekrar sandala yöneldi ve ağların üzerindeki eski örtüyü açtı.
Bir top vardı orada. Henüz ıslak olduğundan, ışıl ışıl parıldayan bir futbol topu.

Balıkçı, onu çocuğa uzatıp:
- Öğretmenlerin hakkı hiç ödenmez!. Dedi. Bunu biraz önce denizde buldum!.
Küçük çocuk, rüyada olmalıydı. Hiç beklenmedik şeylerin yaşandığı bir rüya. Aceleyle sağa sola bakındı. Ama her şey gerçekti. Balıkçı da, sandal da, ihtiyar da...
Topu ise, işte ellerindeydi. Ona sıkıca sarılıp:

- Bir daha benden izinsiz gezmek yok!. Dedi. Ya dua etmeseydim ne olurdun o zaman?

SİZLERDE DUA ETMEYİ DENEDİNİZMİ SIKINTILI ANLARINIZDA?...
BELKİ DUALARINIZ HEMEN GERÇEKLEŞMEYEBİLİR AMA O DUALARIN SEVABI YETER SİZLERE...
YENİ ÖĞRENDİM BENDE....
DUA EN KIYMETLİ BİR HAZİNE BİZİM İÇİN..
BİTER DİYE KORKMAYIN İSTEDİĞİNİZ KADAR KULLANIN...
ÖYLE BİR HAZİNE Kİ SINIRSIZ VE KARŞILIKSIZ VERİLMİŞ HEMDE...


Paylaşmak Güzel Şeydir :)

Delicious'da Paylaş  Facebook'da Paylaş  FriendFeed'de Paylaş  Google'da Paylaş  StubmleUpon'da Paylaş  Digg'de Paylaş  Netvibes'de Paylaş  Reddit'de Paylaş RSS Beslemelerine Abone Olun!

Merhaba Ziyaretçi, Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek İçin Kayıt Olmanızı Tavsiye Ediyoruz..
Yorumları: 19
Konuları: 22
ICQ: --
İsim: --

#1 ViKaYe

Yönetici | 3 Aralık 2011 13:59 | Kayıt Tarihi: 15.07.2010
Evet dua etmeyi alışkanlık halina getirmek gerek..


Bilgi

Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.