Ana Sayfaislami sohbet Sohbetislami sohbet Forumislami sohbet İletişim
Kullanıcı Adınız:  
Kullanıcı Şifreniz:
Ana Sayfaislami sohbet Haberlerislami sohbet Güncelislami sohbet Peygamberimizislami sohbet Kur'an-ı Kerim Oruçislami sohbet Hacislami sohbet Zekatislami sohbet Ahlakislami sohbet Şiirislami sohbet Videoislami sohbet Sohbetislami sohbet Forumislami sohbet İletişimislami sohbet
Ana Menü
Mini Anket
Dini Bilginiz Ne Kadar...?
Mükemmel
Iyi
Idare Eder
Kötü
Berbat
 

En Çok Okunanlar

Kuran-ı Kerim Hakkında Genel Bilgiler

18.07.10 | Kategori: Kur’an-ı kerim

Kuran-ı Kerim Hakkında Genel Bilgiler

 

İlâhî kitapların sonuncusu olan Kur'an, bizim peygamberimiz Hz. Muhammed'e gönderilmiştir. Hz. Muhammed son peygamber olduğu gibi Kur'an da son kitaptır. Cenâb-ı Hak onu bize şu şekilde takdim etmektedir:

 

"Sana da kitabı (Kur'an'ı), daha önceki kitabı doğrulamak ve koru­mak üzere hak olarak indirdik. Artık onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma".[332]

 

Kur'an, Peygamberimiz'e 610 yılının Ramazan ayında indirilmeye başlanmış ve yaklaşık 23 senede tamamlanmıştır. İnen Kur'an âyetleri hem Hz. Peygamber tarafından vahiy kâtiplerine yazdırılmak hem de hafızlar tarafından ezberlenmek suretiyle koruma altına alınmıştır. Böy­lece Cenâb-ı  Hak, onu diğer ilâhî kitapların durumuna düşmekten muhafaza etmiştir. Çünkü Kur'an'dan önce gönderilen ilâhî kitapların hiçbi­ri korunamamıştır. 114 sûre ve hâkim anlayışa göre yaklaşık 6666 âyet­ten oluşmaktadır. Hz. Peygamber her sene ramazan ayında bir yıl bo­yunca gelen vahiyleri Cebrail'e okumaktaydı. Vefat ettikleri sene ise, bu olay İki kere tekrar edilmiştir. Günümüze kadar süre gelen "Mukabele" geleneğinin başlangıcı Hz. Peygamber İle Cibril arasındaki Kur'an arzı­dır. Hz. Peygamber'in vefatı öncesinde Kur'an'ın indirilmesi tamamlan­mış ve vahiy sona ermiştir. Peygamberimizden sonra hilâfete seçilen Hz. Ebû Bekir, bir komisyon kurarak sahabe elinde sayfalar halinde bulunan Kur'an nüshalarını mushaf haline getirmiş, üçüncü halife olan Hz. Osman da bu ana mushaftan çoğalttırarak müslümanların yoğun olduğu merkezlere göndermiştir. Daha sonraları ise okumayı kolaylaş­tırmak İçin Kur'an'a nokta ve hareke konulmuştur. Elimizde bulunan Kur'an, Hz. Peygamber'den itibaren her devirde bütün müslümanların ittifakı İle (mütevâtir olarak) nakledilerek günümüze gelmiştir.

 

a- Kur'ân-ı Kerîm'in Özellikleri

 

Kur'ân-ı Kerîm, kendi özelliklerini şu şekilde dile getirmektedir: Bu, kendisinde şüphe, çelişki ve tutarsızlık olmayan, Arapça olarak vahyedilmiş (Arabi), daha önceki kitapları doğrulayan (musaddık), göze­tip tanıklık eden (müheymin), mesajı evrensel (âlemlere rahmet/öğüt), Allah tarafından korunan, âyetlerinin bir kısmı muhkem bir kısmı ise müteşâbih, aydınlatan (nur), yol gösteren (hüdâ), hakkı batıldan ayıran (furkan), uyarıcı ve müjdeleyici, hikmetli, açıklayıcı ve beyan edici (tib-yan) bir kitaptı.[333]

Kur'an, kelâm kitaplarında ise özellikleri göz önünde bulundurularak şu şekilde tanımlanmaktadır: "Allah tarafından Cebrail vasıtasıyla pey­gamberimize indirilen, ondan da bize mütevâtir olarak gelen, tilâvetiyle ibâdet olunan mû'ciz bir kitaptır."

 

Bu tanımdaı>şu önemli hususlar ortaya çıkmaktadır:

 

1- Kur'an'ı  Hz. Peygamber'e gönderen  Allah'tır. Cebrail, onun  Resû-lullah'a  ulaşmasında  sadece aracıdır.  Dolayısıyla  Kur'an, Allah'ın  kelâmı­dır.

 

2- Kur'an, Hz. Muhammed'e Cebrail vasıtasıyla gönderilmiştir. Vahyin gönderilişinin  değişik şekilleri  bulunmakla   beraber Kur'an  Hz.  Peygam­ber'e tümüyle Cebrail aracılığıyla gönderilmiştir.

 

3- Kur'an, sadece Hz. Muhammed'e indirilen  lafızlardan oluşur. Do­layısıyla   geçmiş   peygamberlere   indirilen   metinler  veya   o   metinlerden bölümler Kur'an sayılamaz, onlara Kur'an muamelesi yapılamaz. Ancak onlardan alıntı olarak Kur'an'da yer alanlar Kur'an metnidir. Bunun gibi Hz. Peygamber'e melek dışında değişik yollarla vahyedilen hususlar da Kur'an içinde yer almazlar.

 

4- Kur'an,  Peygamberimizden  bize  mütevâtir olarak  gelmiştir.  Pey­gambere kadar tevatür yoluyla ulaşmayan bir kitabın nisbetinde şüphe olacağı için Allah tarafından indirilmiş sayılamaz. Kur'an mütevâtir yolla geldiği  için  âhâd yolla  gelen  rivayet ve kıraatler Kur'an  metnine dahil edilemez. Dolayısıyla böyle bir metnin muhtevasına da Kur'an muame­lesi yapılamaz.

 

5- Kur'an,  hem   lafzı   hem  de  mânası   itibariyle  mu'ciz yani   erişile-mezdir.   Onun    son    derece   fasih,   beliğ   ve   edebî   bir   lafzı   vardır. Kur'an'ın;  "Kulumuza   indirdiğimiz   hakkında   bir   şüpheniz   varsa,   onun benzeri bir sûre getirin"[334], "Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? De ki onun benzeri olan on tane uydurma sûre getirin" {Hûd n/13) şek­linde   muarızlarına   meydan   okuması   karşısında   fesahat   ve   belagatına güvenen nice kişiler onun kısa bir sûresini bile yazamamışlardır. Kur'an, onların bu işi başaramayacaklarını şu şekilde dile getirmektedir: "İnsan­lar  ve   cinler   bu   Kur'an'ın   benzerini   getirmek   için   bir  araya   gelseler, birbirlerine  destek de  olsalar onun  benzerini asla  ortaya  getiremezler".[335]

 

Kur'an'ın lafzı gibi mânası da son derece geniş ve derindir. Onu anlayarak okuyan insanların zihninde ve kalbinde çok yüksek duygular uyanır. Kur'an hakkında günümüze kadar birçok tefsir yazılmış olmasına rağmen, o yine de tükenmez bir hazinedir. Kur'an lafız ve mânanın bir arada oluşu ile ilâhî kitap özelliğini kazanmakta olup sadece mânaya Kur'an denilemez. Dolayısıyla namaz gibi Kur'an okumanın gerekli ol­duğu yerlerde kıraatin buna uygun olması gerekir.

 

Kur'an'ın kendine has bir iç örgüsü vardır. O, bir konuyu belli bir bölümde ele alarak sonuçlandırmaz. Aksine yerleştirmek istediği hü­kümleri kitabın muhtelif yerlerine serpiştirir. Söz gelimi savaş ve yetim­lerden söz eden âyetlerin arasına şarabın haramlığının[336], talaktan (boşanmadan) bahseden âyetlerin arasına namazla ilgili hü­kümlerin[337] yerleştirildiği, hacla ilgili hükümlerin bir kıs­mının Bakara sûresinde (196-203) bir kısmının Hac sûresinde (26-37) geçti­ği görülmektedir. Aynı şekilde evlenme ve boşanma ile ilgili âyetlerin bir kısmı Bakara, bir bölümü Nisa, başka bir bölümü de Talak sûresin­de yer almaktadır. Dolayısıyla onun iç örgüsünde farklı bir bütünlük söz konusudur ve ondan bir bölümünü okuyan da tümünü okumuş gibi bir mesaj alabilir. Kur'an'ın bu yöntemini Mahmut Şeltut şöyle bir benzetme  ile  ifade etmektedir: "Onun  konuları ele alış şekli  her tarafı meyve ve çiçeklerle dolu bir bahçeye benzer. İnsan bu bahçenin nere­sine giderse gitsin kendisine yararı olacak rengârenk çiçekler ve farklı farklı meyveler bulabilir".[338]

 

Kur'an'ın bir özelliği de koyduğu hükümlerde teşvik etme ve kor­kutma (terğîb ve terhîb) yoluyla motivasyonu sağlamasıdır. O, muha-taplarındaki korku, gözetme, sevgi, yarar umma gibi psikolojik faktörleri harekete geçirerek onları emirlerine uymaya ve yasaklarından sakınma­ya yönlendirir.

 

b- Kur'ân-ı Kerîm'in Muhtevası

 

Kur'ân-ı Kerîm İnsanlara yol göstermek, dünya ve âhirete dair bilgi vermek, canları, malları, dinleri, aile ve toplumları ile İlgili konularda onlara ışık tutmak üzere gönderilmiştir. Onun gönderilişindeki asıl he­def tabiat veya tarihle ilgili konularda insanlara bilimsel bilgi vermek değil, onlara ilâhî mesajı iletmektir. Bundan dolayı Kur'an'ın muhtevası­nın anlaşılması çok önemlidir.

 

Kur'an'da birçok konuya temas edilmekle beraber, onda ağırlıklı olarak ele alınan konular şu şekilde belli başlıklar halinde toplanabilir:

 

Allah'ın varlığı ve birliği, azamet ve kudreti, yaratması ve bundaki hikmet gibi ulûhiyet konuları; ruh, melek, cin, şeytan, âhiret, cennet, cehennem gibi gayb âlemine ilişkin meseleler.

 

İnsanlara adalet, istikamet, tevazu, dostluk, şefkat, merhamet, eşitlik, bağışlama gibi yüksek hasletlerin tavsiye edilmesi ve onların zulüm, kibir, hıyanet, cimrilik, intikam, merhametsizlik gibi kötülüklerden'sakın­dırılarak erdemli bireylerden oluşan bir toplum oluşturulması.

 

İnsanların Allah'a nasıl kulluk edeceklerinin belirlenmesi, bununla il­gili hükümlerin konulması ve düzenlemelerin yapılması. Söz gelimi na­maz, oruç, zekât, sadaka, hac, cihad, yemin, adak gibi konular üzerinde durulması.

 

Evlilik, miras, boşanma, mehir, nafaka, emzirme, nesep, iddet ve vasiyet gibi ailevî; savaş, barış, şûra, adalet, eşitlik gibi yönetimle ilgili; alış veriş, kiralama, rehin, borç alıp verme, faiz ve tefecilik gibi ticarî; hırsızlık, cinayet, zina, iftira ve bunlara verilecek cezalar gibi hukukî ve zenginlerle yoksulların ilişkileri, işçi haklarının düzenlenmesi, servetin dolaşımı gibi sosyal konuların ele alınması.

 

Allah'ın "yapınız" ve "yapmayınız" diye buyurduğu emir ve yasakla­rın   açıklanması,   bunlara   uymanın   istenmesi   ve   müminler   için   takdir edilmiş  olan   nimetlerin   müjdelenip  kâfirler  için  hazırlanan   kötü  sonu­cun hatırlatılması.

 

Geçmiş milletlere ait ibretli hadiseler ve tarihî olayların anlatılması, günahkâr toplulukların başına gelen felâketlerden söz edilmesi, insanla­rın bunlardan ibret almaya davet edilmesi, peygamberlerin vazifelerini nasıl başardıklarının ve bu uğurda ne denli fedakârlıklarda bulundukla­rının hikâye edilmesi, Allah'ın salih kullarına vadettiklerinin ve kötü insanlara tehdidinin nasıl gerçekleştiğinin gözler önüne serilmesi. Kur'an, bu kıssalar ile zaman ve mekân boyutunu öne çıkaran ve şa­hısları ele alan bir tarih bilgisi vermeyi değil, insanlara öğüt vermeyi ve yol göstermeyi hedeflemektedir. Çünkü bu anlatımlarda bilgi boyu­tuna yönelince asıl hedefi teşkil eden hidayet ve öğüt boyutu gölgede kalmaktadır.

 

İnsanları, Allah Teâlâ'nın kudret ve hikmetini ortaya koyan eserleri üzerinde düşünmeye ve araştırmaya davet eder; göklerin ve yerin yara­tılış kanunlarını incelemeye, varlıklardaki olağanüstülükleri görüp ibret almaya teşvik eder. Allah'ın koymuş olduğu fıtrat ve hilkat kanunlarını kimsenin değiştiremeyeceğini bildirir ve insanları bu kanunlara uymaya çağırır.

 

c- Kur'an'i Diğer İlâhî Kitaplardan Ayıran Hususlar Kur'ân-ı   Kerîm'i   diğer   ilâhî   kitaplardan   farklı   ve   üstün   kılan   bazı özellikler bulunmaktadır:

 

Kur'an, ilâhî kitapların sonuncusudur. Hz. Muhammed'den sonra peygamber gönderilmeyeceği gibi Kur'an'dan sonra da ilâhî kitap indi-rilmeyecektir.

 

Kur'an, günümüze kadar bozulmadan ve tahrif edilmeden gelmiştir ve kıyamete kadar da böyle devam edecektir. Halbuki Kur'an'dan önce gönderilen ilâhî kitaplar muhafaza edilememiş ve değişikliklere uğramış­lardır.

 

 

Kur'an, kendisinden önce gönderilen kitapları tasdik edicidir[339]. Bununla beraber o, bu kitapların muhtevalarının zamanla tahrif edildiğini[340] haber vermektedir. Şüphesiz ilâhî kitapların doğru olanlarının yanlışlarından ayrılması ancak daha sonra gelecek vahiylerin kıstaslığı ile mümkündür[341]. Kur'an da bunu yap­makta, Allah'ın birliği esası üzerine kurgulanan ilâhî kitaplardan bu esasın dışına çıkarılanları hükümsüz kılarak tevhid çizgisini devam et­tirmekte, onlarda açık kalan hususları tamamlamakta, yeni ihtiyaçlara göre yeni hükümler getirmektedir.

 

 

Kur'an'ın getirdiği esaslar ve değerler evrenseldir. O, bütün insanlı­ğa gönderilmiştir ve hükmü  kıyamete kadar geçerlidir. O, evrensel (değişmeyecek) olan hükümleri açık bir şekilde, değişebilir olanları ise yoruma müsait (mücmel) olarak ortaya koymaktadır. Nitekim, onda namaz, oruç, zekât ve haccın farz oluşları ve zina, iftira, hırsızlık gibi fiillerin haram oluşları açık ve kesin olarak ortaya konulmuş; emzirme­de haramlığı doğuracak miktar, abdestte başın meshedilecek alanı gibi konular ise yoruma açık tutulmuştur.

Kur'an, kendisinden önceki ilâhî kitapları neshetmiş yani yürürlükten kaldırmıştır. Nesih, genel olarak daha sonra gelen dinî bir delil ile ön­ceden konulmuş olan dinî bir hükmü ortadan kaldırmak demektir. Bu, Kur'an'ın daha önce gönderilmiş ilâhî kitapları neshetmesi şeklinde ola­bileceği gibi; kendinde önceden mevcut olan bir hükmü yeni bir hü­kümle neshetmesi şeklinde de olabilir. Kur'an, daha önce gönderilmiş olan kitapları neshetmiştir. Bu konuda bir ihtilâf söz konusu değildir. Kendi kendisinde neshin olup olmadığı ise ihtilaflıdır35.

 

Kur'an, Peygamberimiz'e toptan değil, çeşitli olaylar, sorular ve is­tekler doğrultusunda tedrici olarak inmiştir. Buna paralel olarak da, bilhassa günlük hayatla ilgiii konularda son söyleyeceği şeyi baştan söylemek yerine insanları ruhen ve bedenen hazırladıktan sonra açık­lamayı tercih etmiştir.

Kur'an, insanları dinî ve dünyevî bakımdan ıslah etmeyi hedeflemiş­tir. Bu nedenle alışverişten evliliğe, mirastan anlaşmazlıkların halline, Câhiliye Arapları'nın yapageldikleri şeylerden doğru bulduklarını onay­lamış, yanlış olanlarını İse düzeltmiş veya tümüyle yürürlükten kaldır­mıştır. O, insanların sahip oldukları bütün değerleri kökten yıkıp enkaz üzerine yeni bir düzen kurmayı değil, insanların haklarını korumayı, çıkarlarını sağlamayı ve adaletin teminini hedefleyen bir düzenlemeyi amaç edinmiştir. Bunun İçin indiği toplumda yararlı ve düzgün olan uygulamaları yerinde bırakmış, yanlış ve zararlı olanları ise kaldırmıştır.

 

ifav

(Konu Anketi:40)
Yazıyı Paylaşmak İstermisiniz ?:
PAYLAŞMAK GÜZEL ŞEYDİR
Benzer Konular:
muminnet

"Râbıta" Kelimesinin Sözlük ve terim anlamı:

 Râbıta: Arapça "rabt" kökünden türetilmiş bir kelimedir. Sözlükte birleştirmek, bitiştirmek, iliştirmek ve bağlamak anlamına gelmektedir.


muminnet

Osmanlıların en meşhûr fıkıh âlimi ve velî İbn-i Âbidîn (rahmetullahi teâlâ aleyh) buyurdular ki: "Kur'ân-ı K erîm, Kadir gecesinde inmeğe başlamış ve hepsinin inmesi yirmi üç sene sürmüştür. Tevrât, İncil ve bütün kitaplar ve sahifeler ise, hepsi birden, bir defâda inmişti. Hepsi, in­san sözüne benziyordu ve lafzları mûcize değildi. Onun için çabuk bo­zuldu, değiştirildiler.Kur'ân-ı K erîm ise, Muhammed aleyhisselâmın mû­cizelerinin de en büyüğüdür ve insan sözüne benzememektedir."



Allah Tealâ şöyle buyurmuştur: (Takva sahibi olanlar o kimselerdir ki, bollukta ve darlıkta harcama yaparlar), öfkelerini yutarlar insanların ku­surlarını bağışlarlar. Allah iyilik edenleri sever.”[13] Yine Allah Tealâ buyurmuştur:

“Eğer şeytandan bir dürtüş seni kaydıracak olursa, Allah’a sığın. Al­lah söylenenleri işitendir, yapılanları bilendir.”[14]


Kuran-ı Kerim Hakkında Genel Bilgiler

 

İlâhî kitapların sonuncusu olan Kur'an, bizim peygamberimiz Hz. Muhammed'e gönderilmiştir. Hz. Muhammed son peygamber olduğu gibi Kur'an da son kitaptır. Cenâb-ı Hak onu bize şu şekilde takdim etmektedir:

 

"Sana da kitabı (Kur'an'ı), daha önceki kitabı doğrulamak ve koru­mak üzere hak olarak indirdik. Artık onların aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların arzularına uyma".

 


muminnet  Sevgili peygamberimizin de buyurduğu gibi İslâm beş esas üzerine kurulmuştur. Bunlardan birisi de zekâttır. Nasıl ki namaz İslâm'ın direği ise, zekât da köprüsüdür (kantaratü'l-İslâm). Zekât, toplumun varlıklı kesiminden yoksul kesimine mal ve beraberinde alâka (saygı ve sevgi) akışını sağlayan bir köprüdür.

Kuran-ı Kerim Hakkında Genel Bilgiler Konusunu Yorumla:
Bilgi
Yorum Ekleyebilmeniz için Sitemize Kayıt Olmanız Gerekmektedir.
İslâm'ın Evlilik Kurumuna Bakışı
İslâm dini, hayat dinidir. İnsanın her türlü ihtiyaçlarının karşılanma­sını ve
Evlenmenin Hükmü
Evlenmenin hükmü, normal şartlar altında fert açısından "sünnet-i müekkede"dir.
~~SeNi KoRDuGuM GiBi SeViYoRuM~~
Kirletildi tüm degerler. Yapmacik baharlarla, suni lalezarlarla süslenmeye
HZ.PEYGAMBER (sav);İN Aile hayatına getirdiği yenilikler
Alemlere rahmet olarak gönderilen Hz.Muhammed (sav), 1435 yıl önce dünyaya
PEYGAMBER EFENDİMİZ (sas)'in Aile hayatı
Cenâbı Hakk'ın "Rab" isminin en üst seviyede temsilcisi Hz. Muhammed
Evlenmek istediğim erkek.....
1- Müslüman olmalı.. 2- Namuslu, Ahlaklı, imanlı, dini kültürü olmalı... 3-
Mustafa em yusufun Kürtce
 Mustafa em yusufun kürtce yorumu dinlemek isteyenler icin
Batuhandan İslam 'ın şartları
 İslamin şartlarını yeni ögrenmis kücük bir kardesimizin
Filistinde çocuk olmak
Herkes zengin olmayı iyi yaşamayı ister ya filistinde çocuk olmayı hic
Namazı dosdoğru kıl
Namazı dosdoğru kıl çünki namaz insanı hayasızlıktan ve
Keman Ağlıyor
Nedarem kardesimizin tavsiyesiyle dinledigim begendigim bir keman resitali ...
Hepimiz Secdedeyiz..
Secdedeyiz alnımız secdeye gititğinde turkluğümüz


MuminNet.Com © 2008 Powered by islami sohbet - dini sohbet - sohbet - chat