Yükleniyor. Lütfen, bekleyin...

Site İstatistikleri
Online
Şu An Çevrimiçi Olanlar:
Üye: 0
Arama Motorları: 2
Ziyaretçi: 2
Toplam: 4
Çevrimiçi Olan Son Üyeler:
Üye Sayısı: 20
Takvim
| « May 2012 » |
|---|
| Pt | Sa | Çr | Pr | Cu | Ct | Pz |
|---|
| | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 |
| 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 |
| 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 |
| 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 |
| 28 | 29 | 30 | 31 | |
Yazar: SeCCaDeM
Tarih: 15-07-2010, 02:17
 |
Sevgili peygamberimizin de buyurduğu gibi İslâm beş esas üzerine kurulmuştur. Bunlardan birisi de zekâttır. Nasıl ki namaz İslâm'ın direği ise, zekât da köprüsüdür (kantaratü'l-İslâm). Zekât, toplumun varlıklı kesiminden yoksul kesimine mal ve beraberinde alâka (saygı ve sevgi) akışını sağlayan bir köprüdür. |
Yazar: SeCCaDeM
Tarih: 15-07-2010, 02:19
 |
Zekâtla ilgili âyetlerden sekizi[16] aynı zamanda Mekkîdir[17]. Bu, zekât yükümlülüğünün ahlâkî boyutta İslâm'ın daha ilk yıllarından itibaren mevcut olduğunu gösterir. Ancak İslâm'ın beş temel farzından biri olarak kurumlaşması ve devlet müeyyidesine (yaptırım) dayalı cebrî bir ödeme şeklini alması, doğal olarak devletin fiilen kurulması sonrasına rastlar. Buna göre zekât, kurumsal anlamda hicretin ikinci senesinde, oruçtan evvel farz olmuştur. |
Yazar: SeCCaDeM
Tarih: 15-07-2010, 02:22
 |
Zekât, malî bir yükümlülük müdür? Yoksa sadece bir ibâdet midir? Bu konuda iki değişik bakış açısı bulunmaktadır. Bunlardan birisi zekâtın ibâdet oluşu yönünü öne çıkarmakta ve bunu bizzat mükellefin ibâdet niyetiyle yapmış olmasını gerekli görmektedir. Buna göre zekâtın farz olabilmesi için kişinin ibâdeti yapmaya ehil olması gerekir. Bu da yükümlünün müslüman, akıllı ve ergen olmasını gerekli kılar. |
Yazar: SeCCaDeM
Tarih: 19-07-2010, 00:15
 |
Zekât vereceklerin zengin olması esastır. Zenginlik kavramı ise göreceli olup zaman ve mekâna göre değişiklik arz eder. Hz. Peygamber (s.a.v.) zamanında pratik bir çözüm olmak üzere kimlere zengin denilebileceği bazı zekâta tabi mallar üzerinden belirlenmişti. Zenginliğin alt siniri diyebileceğimiz bu miktara "nisab" denilmektedir. Bunlar kısaca altından yirmi miskal (81 gr.), gümüşten iki yüz dirhem (595 gr.), hayvanlardan beş deve, kırk davar {koyun ya da keçi), otuz sığır, tahıldan beş vesk (652.8 kg. buğday) olarak belirlenmişti. Bunların daha azına sahip olanlar, zekât vermekle yükümlü zengin sayılmamaktaydı.
|
Yazar: gulnihal
Tarih: 31-03-2011, 11:38
 |
Allah rızası için yapılan her iyilik, sadakadır. Birkaç hadis-i şerif meali: (Her iyilik, sadakadır.) [Tirmizi] (Kendine ve çoluk çocuğuna harcadıkların birer sadakadır.) [Beyheki]
|